Sırakonak , Kemaliye (Egin) ilçe merkezine en yakın köylerden biri olup 5 km uzaklıktadır. Asfalt yol ile olan araç ulaşımının yanı sıra, İlçe merkezine sınırını belirleyen Bahçe mahallesine bağlanan alternatif yaya yolu mevcuttur. Bu yol komşu Apçağa köyüne kadar uzanmakta olup Sirakonak deresi boyunca , asırlık ağaçların ve balaban kayaların gölgesinde trekking ve dağ bisikletçiliği içinde kullanılan güzel bir parkur oluşturmaktadır.
600 yıl önce göçer Türkler tarafından bir yerleşim birimine dönüştürülen köy ilk önce, günümüzde ilçe merkezi ve çevre köylere içme ve kullanma suyu sağlayan Çohmar kaynağı yakınında kurulmuş, eski adı olan PEĞİR’ i , yiğitler yuvası anlamında kullanılan Peker den almıştır. Heyalan tehlikesi yüzünden yaklaşık 400 sene önce bugünkü yerine taşınmıştır.
Bitişik nizama sahip mimarisi Cumhuriyet döneminde aldığı bugünkü ismi olan Sırakonak’ a esin kaynağı olmuştur.
Tarihi ipek yolunun köy sınırları içinden kalan 2000 metre rakımdaki sarp kayalar arasından geçen kaldırım taşları ile döşenmiş kısmı sultan murat caddesi olarak adlandırılmaktadır.
Günümüzde meyvelerinden organik pekmez üretilen dut ağaçları, anavatanı olan Çin’den yeniliğe açık girişimci hemşehriler tarafından getirilerek , zamanında aşağı yukarı her evde üretimi yapılan ipek böcekçiliğinde kulanılmıştır.
köyün tarihi ile hemen hemen aynı olan Sırakonak camii ‘nin mimberi çok ince marangozluk işi olup, ana direkleri oluşturan 4 temel çam direğin Fırat vasıtası ile su yolu ile taşındığı rivayet edilmektedir.Yakın tarihte taş minare inşaa edilmiştir.
Aralarından yeşil çimlerin boy verdiği küçük kaldırım tasları ile kaplı sokakları hem düzenli ve temiz bir görüntü sağlamakta hem de geçmişten günümüze uzanan tahribata uğramamış otantikliği yansıtmaktadır. Sokak içlerinde yol boyunca uzanan birbirini kesen arkları yağmur sularını toplamanın yanı sıra, Yukarı bağların sulanmasında kullanılan miskek suyunun köy içinde yer alan bahçelere taşınmasında kullanılmaktadır.
Köye 2 km mesafedeki hoşirik diye adlandırılan kapalı doğal kaynaktan ana taşıma hattı ile köyün üst kısmında yer alan depoya ulaştırılarak dinlendirilen içme suyu bütün evlere şebeke hattı ile dağıtılmasının yanı sıra, her sokak başında yer alan tarihi kitabeleri olan kemerli çeşmelerden gürül gürül akan buz gibi ve şifalı sularından kaynağını oluşturmaktadır.
Ayrıca su deposu gerektiğinde köyü bir ağ gibi sarmış , her sene tatbikatı yapılan yangın tesisatına da rezerv oluşturacak şekilde dizayn edilmiştir.
İlçe merkezinden geçen Fırat nehrinin bir kolu olan karasu yu besleyen 4 ana kaynaktan biri olan pegir deresi üzerinde yer alan tarihi iki değirmen görevlerini günümüzde , köy fırınında kullanılan elektrikli değirmene devretmiştir.
Köy girişinde otopark olarakta kullanılabilmekte olan ve sırakonak kadınlarının yaptırdığı, Otantik bir bekleme holünün yer aldığı cıngiriktaş adı verilen alan bulunmaktadır.
Camii ve Muhtarlık binasının yer aldığı köy merkezinde , çamlarının gölgesinde çay içilebilecek ve açık hava toplantıları düzenlenebilecek fıskiyeli süs havuzu ve Atatürk büstününde yer aldığı dinlenme parkı mevcuttur.
Gurbetteki hemşehrilerimizin kurduğu İstanbul merkezli ve 1950 li yıllardan bugüne faaliyet gösteren köy kalkındırma derneği ve komşularımızın desteği ile oluşturulan antika giysi ve ev eşyalarının sergilendiği ziyarete açık bir müze yine köy merkezinde yer almaktadır. Konukların ağırlanabileceği modern bir köy evi yakın bir tarihte kazandırılmıştır.
Baykuş sesleri eşliğinde geçirilen keyifli bir gece uykusunun sabahında, dağlardaki keklik ötüşlerinin karşılığını bulduğu bahçelerdeki bülbül şakımaları ile ahşap ve ferah evlerindeki yün yataklarınızdan uyanarak içinize çekilen oksijen deposu temiz havası ile güne zinde bir başlangıç yaparak merhaba dersiniz.
Köyün yakınlarında, Horasandan gelip burada konaklamış ve hakkın rahmetine kavuşmuş Yakup halife adlı zatın türbesi vardır. orjinalinde taş duvarlarla örülü türbe, günümüzde modern görünümüyle inşa edilmiş hali ile ziyarete açılmıştır.
Mesire alanları ile meşhur Sırakonak ta doğal klima görevi gören PEĞİR boğazının esintisi eşliğinde piknik yapılabilecek şekilde konumlandırılmış köy çıkışındaki çamlık korusundan itibaren sokak lambaları ile ışıklandırılmış, yaz gecelerinde yürüyüş yolu olarakta kullanılan güzergahın bitiminde yer alan, merkez ilçe ve çevre köylerden de talep gören ,Karıncalık mevkiinde yer alan aşırı derecede soğuk ve gür kaynak suyunu köyün altındaki meyve bağlarına taşıyan geniş arkın içinden geçtiği alt yapısı tamamlanmış piknik alanının yanı sıra yol üzerinde yer alan çatalçeşme ve değiroluğu çeşmelerinde kapalı alanda yer alan masalar ve mutfak teşkilatı bulunmaktadır.
Sahip olduğu geniş merası 1781 yılında fermanla köye verilmiştir. Peğir dağlarının binlerce türe sahip zengin florası birçoğu ilaç sanayinde kullanılan nadir rastlanan çiçek ve bitkileri barındırır. Bu zengin örtüde yapılan arıcılıktan elde edilen ballar Eğin sarıçiçek balı olarak ün yapmıştır. bu bitkilerden biri olan çarşır otu gölgesinde bahar aylarında yetişen yöresel ismi ile göbek “çarşır mantarı” yerel bir lezzet olup. Meraklısı turistler için göbek toplama dönemleri bir nevi avcılık tadında yaşanmaktadır.
Dağ yürüyüşünde görülmesi gereken yerlerden :
- öğlelik kayası , tepepara , yazıbaşı, mazman , eşek meydanı , hırıkoğlunun çukurları, lenger pınarı ve bir tabiat harikası olan subatan’tan her biri su kaynağı ve/veya hayrat çeşmelerinin yer aldığı mevkilerdir.Zirve olarak 2500 rakımlı Horozlunun tepesine uğradıktan sonra bu uzun ve yorucu parkurun dönüşünde , adını önceki dönemlerde temizlikte kullanılan zeminindeki kil tabakasından alan killiğin mağarası her doğa gezgini için görülmesi gereken bir güzelliktir.
- Köyün sırtını dayadığı güney kısmındaki yalçın kayaların yamacında yer alan patika yol izlenerek köyün üst kısmında yer alan yazlık olarak kullanılan miskek adlı ,buz gibi kaynak suyu ve yeşillikler içindeki düzlük alan ve kızıl çukur geçildikten sonra meşe ağaçlarının arasından eğin vadisinin kuşbakışı eşsiz manzarası eşliğinde ,cepheden canlı bir portre halinde eğini kucaklayan coşkun su kaynağı kırkgöz mevkine ulaşılan iki saatlik yürüyüş yolu daha az yorucu bir parkurdur.
V.ŞAHİNTAŞ
Kasım 2010